Mesele Medeniyet…

Dünyanın en güçlü patronundan DAVOS’TA bir itiraf geliyor…
“KAPİTALİZMİN SON BÜYÜK FACİASINA HAZIRLANIN!”

“Sistem 30 yıldır halka hiçbir şey vermedi.”
“Şimdi Yapay Zeka, beyaz yakalıları yutmaya geliyor!” “Berlin Duvarı yıkıldığından beri tarihin en büyük serveti yaratıldı ama bu para, toplumsal barışı bozacak kadar küçük bir azınlığın cebine girdi. Bu kadar adaletsiz bir dağılımı hiçbir toplum uzun süre kaldıramaz, sonunda sistem çatırdar.”
“Burada toplanmış bir grup elit, herkesin dünyasını şekillendirmeye çalışıyor. Ama asıl darbeyi yiyecek olan halkın bu masada sandalyesi bile yok.”

diyor…

Dünyanın “menfaat simülasyonu” World Economic Forum’tan sesleniyor…!

Kapitalizm ilk kez krize girmiyor ki!
Ama ilk kez krizin failiyle finansörü aynı masada…

Ve maalesef Türkiye gibi ülkelerde kriz daha sert yaşanıyor çünkü bizde sorun yönetim aklında.
Sanayi kapitalizmi sarsıldığında da sorun, insanların sistem dışına itilmesiydi, bugün yaşanan da aynısı…

Evet, Soğuk Savaş sonrası yaratılan servet, tarihin en büyüğüydü.
Türkiye de bu servetten pay aldı! Ama verimlilikle değil, borçla! Üretimle değil, tüketimle.
Sonuç ise ortada!
Paylaşılmayan refah, refah değildir!
Ertelenmiş çöküştür…

Yapay zekâ meselesine gelince…eski sömürünün daha sofistike hâli!
Türkiye için bu bir “gelecek teknolojisi” diye bazı pabucumun uzmanları gibi konuşursak olmaz!
Yapay zeka mevcut yönetim zaaflarını büyüten bir çarpandan başka bir şey değil ülkemizde.
Çünkü kurumsallaşamamış şirketlerde, liyakat yerine sadakatin, strateji yerine günü kurtarmanın, insan kaynağı yerine “idare eder” kültürünün hâkim olduğu yapılarda
yapay zekâ
hızlandırılmış bir tasfiyedir.

Bugün pek çok şirkette yönetim sistemlerinin çağ dışı olduğu bir Türkiye’de sonuç değişmez!
Yapay zekâ, kötü yönetilen şirketleri kurtarmaz.
Bilakis ilk onları yok eder.

Okumuş, kültürlenmiş, dil bilen, dünya gören, analiz eden, sorgulayan ve toplumsal dengeyi taşıyan kimi zaman burjuvazi, kimi zaman aydın sınıf, kimi zaman şehirli aristokrasi denilen ara sınıf beyaz yaka toplumu yukarıya çeken kültürel omurgadır.
Bugün Türkiye’de beyaz yakalılar, genç profesyoneller, yeni mezunlar ve orta sınıf hızla sistem dışına itiliyor, bu omurga sistemli biçimde zayıflatılıyor.
Beyaz yakalıyı güvencesizleştirir, değersizleştirir,
“kolayca ikame edilebilir” hale getirirseniz; nitelikli iş gücünden öte
toplumun kültürel taşıyıcısını yok edersiniz.

Sonuç ise trajik!

Cehalet cesaretlenir, gösteriş, içerikten daha değerli hâle gelir ve bugün tanık olduğumuz
bu görgüsüzleşme,kabalaşma,
bu medeniyet aşınması
sınıfsal ve yapısal bir çöküşün sosyolojik sonucu olur.

Siz kalkıp da bilgiyi, birikimi ve kültürü taşıyan sınıfı ezerseniz,
toplum dengesini kaybeder.
Üstelik kültürlü yerine otomatik olarak daha “iyi” bir sınıf gelmez.
Yerine daha gürültülü, daha hoyrat, daha iddialı ama daha sığ bir düzen kurulur.

Bu yüzden mesele medeniyet meselesidir!
Vesselam trajedi de nirvana…

Yorum bırakın