BİR KARİYER YÖNETİMİ VAKASI:”Bazı ukteler içinizde kalmalı”


İnsan kendine bunu yapmamalı.
Yıllarca inşa edilmiş bir kimlik ve imaj, anlık, yanlış ve yönsüz heveslerle sınanmamalı.
Çünkü kariyer yön ve denge yönetimidir.
Bazen vazgeçebilme olgunluğu da gerektirir.


Bir oyuncuysan, bu kimlik senin ana markan ve hikayendir; yazmak kadar susmak da marifettir.
Markayı büyüten işte bu stratejik ifade etme halidir.
Yeni bir alana girerken mevcut pozisyon ile iyi muhakame edilmeyen her karar risktir ve belli bir noktadan sonra kariyer artık fütursuz bir “deneme tahtası” değildir.


Burada rol sınırlarının ne denli önemli olduğunu görüyoruz.
Bir insanın özel hayatındaki güçlü ilişkiler, profesyonel yeterlilik demek değildir!
Eşiniz size inanabilir ve iyi bir müzisyen olabilir.
Aileniz sizi alkışlayabilir ve sektörün içinde olabilir.
Ama bu, sizin o alanda hazır ve donanımlı olduğunuz ve başarılı olacağınız anlamına gelmez.
İş dünyasında özel ilişkiler ile profesyonel gerçeklik karıştırıldığında objektiflik zedelenir.
Dünya sizi, sevdiklerinizin gördüğü yerden görmez ama siz dünyanın kaç bucak olduğunu görürsünüz yağan eleştiriler ile bu trajik yanılgının sonunda…


Zarif bir dobralık nazik bir ikiyüzlülükten iyidir her daim.
İnsanın çevresi, kaderinin sessiz mimarıdır.


Eğer çevrenizde sizi gerçekten tartabilecek, gerektiğinde “olmamış” diyebilecek insanlar da yoksa, geçmiş ola..


Toplumda sık görülen bir reflekstir;
takdir etme yetisi tasdik etme güdüsü ile karışırsa, kalp kırarak kaybetme korkusu ile mantığa bürüme refleksi ortaya çıkarsa, üstüne de içten içe duyulan hasetliğin tezahür ettiği söylemler acı söyleyen dostlukları bastırırsa; çok başka bir durum çıkar ortaya..

Konforu zor gerçeği söylemektense rezil olmasını yeğlediği kişiye yaptığı örtük kötülüktür bu zaman zaman.


Demem o ki kariyer dürüst geri bildirimle büyür.
Sadece dürüstlük de yetmez, profesyonellik yoksa eğer.
Menajer, koç, stratejik danışman, marka aklı…
Bunlar zorunluluktur.

Çağın dinamiği ile çok hızlı yükselten bir görünürlük benimseyenler aynı hızla aşındırırlar imajlarını.
Bir üretim içerik, yetkinlik ve mesaj açısından güçlü değilse, görünürlük avantaj değil, risktir!

Dahası bir şey söylüyorsanız, hayatınız onu yalanlamamalı. Çünkü sahne, tutarsızlığı büyüten bir aynadır. Söylediğiniz ile yaşadığınız çeliştiğinde, izleyici üretimden ziyade, samimiyeti sorgular. Kapitalizm bir yaşam biçimi ve değer düzenidir. Bu nedenle sistemi eleştiren bir söylem eğer o sistemin ürettiği statü, tüketim ve görünürlük kalıpları içinde şekilleniyorsa eğreti durur, dinleyiciye işlemez.

Modern dünyada “içimde kalmasın” yaklaşımı romantik görünür.
Ama bazı heveslerin içinizde kalması, dışınızda hayat bulmasından daha az acıtır.
Her hevesin deneyimi büyütmez; bazısı mevcut değeri aşındırır, sermayeyi batırır, itibarı sarsar.

Bakınız dünya yıldızları rastgele hareket etmez.
Şarkı seçimi aylar, rol seçimi yıllar sürebilir.
Provalar defalarca yapılır.
Projeler ince elenir, sık dokunur.
Çünkü başarı seçicilikle büyür.
Görünmek basittir, kolaydır ama doğru görünmek zordur, çetrefillidir.
İşte tam da bu yüzden kalıcı ve unutulmaz olurlar.

Örneğin Michael Jordan… Basketbolda bir devdi. Zirvedeyken beyzbola geçti. Performansı vasat kaldı ve spor üstünlüğü algısı tartışıldı. Çünkü zirvedeyken yapılan yön değişimi başarısız olursa yenilmezlik algısını kırar.
Madonna… Müzikte bir ikon! Oyunculukta uzun süre ısrar etti ama ciddi eleştiriler aldı. Çünkü başarı başka alana otomatik transfer olmaz. Her alan kendi disiplinini, kendi emeğini, kendi derinliğini ister. İşte bu yüzden kariyer dönüşümleri stratejik akılla yönetilir. Her iş eleştiriye açıktır elbette. Fakat doğru eleştirilere kulak vermek başarı kadar başarısızlığı da sahiplenenlerindir ancak.

Velhasıl başarı inşa etmek yıllar alır. Ama yıkmak bazen dakikalar sürer. Eğer etrafınızda gerektiğinde “olmamış” diyebilecek cesarette insanlar yoksa, alkış sizi büyütmez…
Yanıltır.

Yorum bırakın