Ve ses verdi insanlık!Sesimi duyan var mı?Ölüm karanlığı her yer, nefesi ensemde.Bir o yana sallandım, bir bu yana en sinsi depremle!Ölüm de zulüm de gelmez hiçbir doğal afetle!Zulümlerin en büyüğü, açgözlü insanın bitmeyen nefsinde! Ve fakat;Sorgulayan bir beyin ile başladı tarih.Sorgulayan bir beyin ile bitecek hayat.İşte budur, insanı bitkiden ayıran en temel fark!Ama gel gör [...]
Kategori: Genel
Mabalı boynuna
Hadi bırak kendini.Düşmek gibi.Ancak düşmeyi göze alanlar, açabilenlerdir kanatlarını, uçabilenlerdir ardı sıra bulutların.Bir kuş gibi tüm hücrelerinde varlığını hissetmek ise var oluşun amacı,korkma kanat açmaktan. Gerçeğin gölgesi bile uğramaz kalabalıklara.Liderler olmasa, dahiler deliler, belki biraz serkeşler, epey hayalperestler, fazlasıyla idealistler, o kalabalıklar da kaybolur varlık gösteremeyen basiretsiz duruşlarıyla. Bak zamana... insanlığın doğduğu ilk günden bu [...]
Hararet
Neden yazıyorum biliyor musunuz? Üstelik sıfır beklenti ile!Kimse beni bağlamaz çünkü.Beni sadece duygularına düşüncelerine ses verdiğim, hak arayan toplum ilgilendirir.Sadece mağdurun kelâmıdır, yanımda kıymetli olan.Sadece mazlumun ahıdır, mürekkebime mürekkep katan.Yazımı yazar, noktayı koyarım.Gerisi mühim değil!Anlayan anlar.Yazıyorum çünkü ezilenler var.Yazıyorum çünkü hakkı yenenler var.Yazıyorum çünkü inancım var.Dilsiz şeytanlardan iflahı kesilmiş şu gariban toplumun, seslere, cümlelere ihtiyacı [...]
“İnsan”oğlu
Beyni bit, fikri kıt, karakteri hafif, sözleri basit, eğitilemeyen beyin hücrelerinin tükettiği fazla hava ile varlığı anlamsız, sayısı önemsiz, lafı gereksiz ama lafın çıktığı yere işlevsel katkıda bulunayım da boşa gitmesin hesabı evrene kelime öğüren bir kaç kimsenin sözüymüş;Öfkeli yazar Fulya Mısırlıgil... Öfkeli çok! Evet öfkeliyim! Adı kaza aslı cinayet gibi yüreğe işleyen olaylarda evlatlarını [...]
Hallo Cello
Kandırılıyoruz... Öteleniyoruz.Göz ardı ediliyoruz.Umursanmıyoruz.Önemsenmiyoruz.Sevilmiyoruz.Sayılmıyoruz.Değer görmüyoruz.Dikkate alınmıyoruz. Yokmuşuz gibi tavırlarla, isyanımızı duyurmaya çalıştıkça, sorularımıza cevap aradıkça, kaybettiğimiz canların hesabını sordukça normalleştirme, sıradanlaştırma yaklaşımlarıyla, bilinçli sağırların dünyasında kayboluyoruz. Kaybediliyoruz! Ama kötü hırslardan bir türlü kurtulamıyoruz bu nefsine aşık, hatasına yapışık bünyelerin.Bile bile ladeslerin ülkesi ve trajedinin ütopik şehri olma yolunda sağlam adımlarla ilerliyoruz.Hazırdan yiyoruz, tüketiyoruz tüm güzellikleri... [...]
Bir küçük can
Savaşı el düşmana vermek kolaydı...Zordu ama kolaydı. Süngüyü, topu, tüfeği, namluyu kime yönelteceğini bilmek kolaydı.Zordu ama kolaydı. İmkansızlık, açlık, sefalet içinde savaşmak, yokluk içinde imkan yaratabilmek kolaydı.Zordu ama yine de kolaydı. Sağımız solumuz, önümüz arkamız belliydi. Düşman belli.Dost belli.Adam belli.Yiğit belli.Kötü belli.Nağmert belliydi! Birimiz hepimiz için, hepimiz birimiz için Dİ! Peki ya şimdi?Peki ya içimizdeki [...]
Sövgülerimle
İnsanlığa sahip çıkmadılar, koltuklara çıktıkları kadar... Nice nefesler tükendi hak yolunda, hakkın yolundan bile bile saptılar.Algıları zehirleyip, anatomiyi bozdular.Hormonlu bir toplumun içinde doğallık kavramına hasret, balondan dünyalar yarattılar.İnsanlar şiştikçe çatladılar, patladılar.Ses oldu sessizlik, konuşana kelepçe, susana madalya taktılar.Kim kime dum duma kaynar kazana attılar. Baş ayak, ayak baş oldu.Arkamız namert doldu.Mert adamı harcadılar.Namertine yuva yaptılar.Suçu [...]
