Adam, sözü özü bir olan, olduğu gibi görünen, göründüğü gibi yaşayan, sadakat kelimesinin hakkını verip, vefanın fıtratına hizmet eden, seviyorsa hakkıyla sevmiyorsa yaratandan ötürü yaratılana olan saygısıyla tavır takınan, günümüzde lafta çokça bulunan görüntüde ve kalıbında varmış gibi davranan ancak esasında soyu tükenmekte olan nadide bir kavram ne yazık ki. Öyle ki sayısız ortamın kimliksiz [...]
Kategori: Genel
Bir nimettir onur
Ne güzel bir nimettir onur insan için. İnsan gideceği zamanı, duracağı yeri bilir. Başının düşeceği ya da yüreğinin taşıyamayacağı hiç bir durum içine düşmemek için ayık tutar insanı onur. Kıymetini bilene bir nimet aşırısına kaçana bir eziyettir aslında. Zamanımız bu nimetten çok yoksun bünyeler kalabalığına dönüştü maalesef. En güzel değerlerin önüne geçen çıkar çatışmalarında kolayca [...]
“İnsan” Kaynakları
Geçtiğimiz yazı serüvenlerimizde işverenlerin insan kaynakları konusunda kıramadıkları kabuklarına şöyle bir dokunduktan sonra, artık biraz da bu işveren kitlesi ile birebir çalışan ve en kritik süreçleri yönetmesi gereken; ancak bırakın yönetmeyi, icra ettiği mesleğin fıtratına tamamen aykırı çalışan insan kaynakları uzmanlarına bir Macbeth kılıcı savurmak istiyorum. İşin doğasında insan sevmenin ilk şart olduğu bu mesleği [...]
Kaçak CEO
Kabul ediyorum kolay değildir kurumsallaşmak. Uzun süre tüm kontrolün tek bir kişi ya da aynı aileden birkaç kişinin kontrolünde olmasına alışmış bünyelerin dışardan bir başka göz ile uyum sağlaması, yetki paylaşımı yapıp alıştıkları kontrolü paylaşmaları, yetki vermeleri zaman alacaktır. İyi bir mücadele söz konusu olacaktır. Ancak bu durum ne kadar erken bir denge ve düzen [...]
Naber Lucifer?
İsmini cismini bilmem! Bilmek de istemem zaten. Bataklık zihninin çamur ağzıyla dil uzatmaya çalıştığı ancak nefesinin bile ulaşamayacağı büyüklükte bir adamdan ve o adamın memleketi uğruna geri plana atmak zorunda kaldığı hayatındaki en kutsal kadından bahsediyorum. Kalemimi bizim şu Macbeth’in keskin kılıcı gibi şöyle bir havada savurup kınına sokmayacağım bu defa. Doğrudan vuracağım beyni olmadan [...]
Gölge misali geçer gidersin dünyadan…
Kardeşim bırak artık Kim ne demiş? Kim ne yapmış? Kim ne yemiş? Kim ne giymiş? Nereye gitmiş? Kimleymiş? Bırak şu içinde öznesi sen olmayan soruları. Öznesi sana ait cümlelerle başla hayata. Örneğin ben kimim diye bir sor kendine. Bu hayat benim hayatım mı benim hayata bakışımı yansıtan bir düzen içerisinde mi nefes alıyorum. Şu dostlar [...]
Mesele nedir kardeş?
Bazen hep bir köşede bekleyen Ramiz dayı olsa diyorum. “Mesele nedir, kardeş” diye sormak için hazır bekleyen bir Ramiz dayı. Ve o muhteşem hikâyelerinden örnek vermek için harmanlarken dilini, “Mesele insanlık, Dayı.” demek istiyorum. Mesele aslında hepimizin inanmak istediği, anadan doğma bir saflıkla içimizde bir yerlerde hâlâ tutunduğumuz o temiz, tertemiz düşüncenin var olduğuna inanmak. [...]
