Savaşı el düşmana vermek kolaydı...Zordu ama kolaydı. Süngüyü, topu, tüfeği, namluyu kime yönelteceğini bilmek kolaydı.Zordu ama kolaydı. İmkansızlık, açlık, sefalet içinde savaşmak, yokluk içinde imkan yaratabilmek kolaydı.Zordu ama yine de kolaydı. Sağımız solumuz, önümüz arkamız belliydi. Düşman belli.Dost belli.Adam belli.Yiğit belli.Kötü belli.Nağmert belliydi! Birimiz hepimiz için, hepimiz birimiz için Dİ! Peki ya şimdi?Peki ya içimizdeki [...]
Köşe Yazılarım
Sövgülerimle
İnsanlığa sahip çıkmadılar, koltuklara çıktıkları kadar... Nice nefesler tükendi hak yolunda, hakkın yolundan bile bile saptılar.Algıları zehirleyip, anatomiyi bozdular.Hormonlu bir toplumun içinde doğallık kavramına hasret, balondan dünyalar yarattılar.İnsanlar şiştikçe çatladılar, patladılar.Ses oldu sessizlik, konuşana kelepçe, susana madalya taktılar.Kim kime dum duma kaynar kazana attılar. Baş ayak, ayak baş oldu.Arkamız namert doldu.Mert adamı harcadılar.Namertine yuva yaptılar.Suçu [...]
Bir engeliniz var
Bir engelim var. Ellerimde ayaklarımda, gözlerimde kulaklarımda değil.Onlar yokken de varlar.Onlar elbet duyar, elbet görür, elbet adım atarlar.Ne kadar eksik kalırsa kalsın, her zaman tamamlanırlar.Ama bir engelim var benim.Bana ait olmayan.Kaderimin kaleminden çıkmayan satırları olan.Hep karşıma çıkan.Hep canımı acıtan.Hep yaramı kanatan.Adım atamayan ayaklarımdan, güneş göremeyen gözlerimden, şarkı duyamayan kulaklarımdan ve kelimeleri konuşamayan dudaklarımdan daha büyük bir [...]
İtiraf ediyorum
Volta atacak yeri kalmamış dar ve kirli bir avlunun ortasından bakar gibiyim, nefesimi teslim edeceğim bebek bakışlı gökyüzüne. Saçlarımda puslu gri bulutların avuç içleri.Tel tel kapar zihnimin berraklığa aç düşüncelerini.Gözlerim bir köprü benim.Kapasam da gökyüzü, açsam da.Tanrı sevmiş mi, yoksa atmış mı ortasına bu acı maviliğin, henüz vermedim bir karar. Ama belli ki sorumlu da [...]
Herkesleşme
Kendi hırslarının kurbanı olan, Shakespeare'in en trajik karakterlerden biri Macbeth'in keskin kılıcına ihtiyacım var yine bugün. Vicdanı ve utanması olmayan, pişkinlikten sureti ve sıfatı kararmış, insanlıktan çıkmış, varlığı külfet ve de israf kimselerin toplum değerlerini yok eden eylemlerinden oluşan kirli ve kapkara utanç listesinin fermanını kesmek için... Kıvrım kıvrım çürümüş beyin damarlarının doldurduğu idraksızlık çukurunda, [...]
Çağrı
Biliyorsun aslında.Sen de en az benim kadar, biliyorsun.Bir kaç zaman sonra döneceksin toprağa.Fazla uzak değil sana da.Herkese olduğu kadar uzak ve herkese olduğu kadar yakın aynı zamanda.Biliyorsun aslında.Sen de en az benim kadar, biliyorsun.Bir kaç günah sonra kaybedeceksin uykularını da.Fazla uzak değil sana da.Herkese olduğu kadar uzak ve herkese olduğu kadar yakın aynı zamanda.Başını çevirdiğin [...]
Eyi olur zaar
Yedik mi kakeleri şöyle göl manzaralı evlerimizde.Yedik!Alışkın mı zaten millet yemeye, yutmaya, susmaya, içine içine kusmaya.Alışkın!Şaşırdık mı hiç?Mahana Şahana.Aldınız mı elinize çaylarınızı, kahvelerinizi varsa vakit iki dakikada yaptınız mı yağlı köftelerinizi, şöyle indirdiniz mi kendi çapınızda dilinizin şişliğini?İndirdiniz.Kendi çapınızda!Söylemlerde destansı bir algının emsali görülmemiş versiyonları ile herkes adamlığın, insanlığın kitabını yazdı mı?Yazdı.İmzaladı.Ve de dağıttı.Sanallık çıktı [...]
