Köşe Yazılarım

El iyisi ev delisi

Şems'in kırk aşk kuralının on dokuzuncusu der ki; Başkalarından saygı, ilgi ya da sevgi bekliyorsan önce sırasıyla kendine borçlusun bunları. Kendini sevmeyen birinin sevilmesi mümkün değildir. Sen kendini sevdiğin halde dünya sana diken yolladı mı, sevin. Yakında gül yollayacak demektir. Biz kendimizi sevemedik bir türlü! Kendimizi sayamadık, saydıramadık. Özdeğer sorunu yaşadık, yaşıyoruz. Biz, mütevazı ve [...]

İyiliğin yüreği

Ah zavallı ülkem! Kendini tanımaktan adeta korkuyor. Ona anamız değil ancak mezarımız denir. Orada her şeyden habersiz olanlardan başka gülümseyen yok; orada ahlar, iniltiler, göğü yırtan ağlayışlar sürüp gidiyor, duyan yok, fark edilmiyor bile. Büyük üzüntüler günlük kaygılar olmuş. Ölüm çanı çalarken kim diye soran pek olmuyor. İyi insanların ömrü başlarındaki çiçeklerden önce geçiyor, çiçekler [...]

Teho teho

Bir yazı yazmam gerek!Sadece satırlarda kalmamalı.Söz uçmalı belki ama yazı kalmalı.Anlayanlara değil sadece, başı ağır kulağı sağır, anlamayanlara da bir farkındalık yaratmalı.Azınlığın tellallık yaptığı ama çoğunluğun sakız gibi ağzında çiğneyip, homurdandığı kelimelerin ardındaki hakikate mühür vurmalı. Bir yazı yazmam gerek, kardeşim!Yüze vurmalı.Yüzü henüz biraz da olsa kalanlar için aydırıcı olmalı.Tokat gibi çarpmalı.Uyandırmalı.Belki biraz utandırmalı.Bu kadar [...]

Şipşak

 (Handel/Sarabende dinleyerek okuyunuz) Bir Eylül sabahı gibi gönlümüz,yaprak yaprak dökülüyor ömrümüz.Değer görür mü bilmem ama sözümüz, insan olmayana, fazla bile görgümüz.Haykırır kelimeler, tüm yanlış düzenini insanlığın satır satır.Gelin görün ki, bu düzene karşı duracak, yoktur neredeyse hiçbir hakikî tavır.Sabır sabır nereye kadar gider bu kahır!Çıkarına bakmak, mış gibi yapmak ancak leş beyinli, otlakçı tiplere yakışır.Sözde [...]

Hicivci Maskara

Ve Polonius sorar: Neler okuyorsunuz efendimiz?"Kelimeler, kelimeler, kelimeler!"Acısından delilik ile derinleşen, hüzünlü prens Hamlet'in ağzından çıkan sözler. Hamlet, kederin ete kemiğe bürünmüş hali, derbeder bir ruh olarak varlık gösterir sadece yeryüzünde.Acı, onu dönüştürür.Keder, kaynatır.Ve delilik, ıssız bırakır.Tıpkı bazılarımızın ıssız kalması gibi bu kederli toplumda.Tıpkı zaman zaman acımızdan dönüşmemiz, özümüze aykırı gitmemiz gibi.Tıpkı kederimizle deliliğin eşiğinde [...]

Ne has?

Şaşkın bir kalabalığın şaşkınlığı ile şaşırıyorum şu aralar... Memleketin çivisi mi çıktı da çakan yok hesabı, sanki bir anda ortaya çıkmış bu cehalet, bu hıyanet, bu gaflet gibisinden gözüne ışık tutulmuş tavşan gibi kalakaldı kimileri... Kimileri isyanda, akla daha yeni düştü haksızlıkların acı matemi, sap döndü keser döndü, gün geldi hesap döndü. Kimilerinin sesi daha [...]

Dışı hayhaylı içi vayvaylı

Ne geliyorsa başımıza hep, müslüman olmadan önce insan olmayı becerememiş, ahlâk nedir içselleştirememiş, değer yargıları olmayan bağnaz ve sığ varlıkların kirli ve doyumsuz tavırlarından geliyor. Dilinde, "Bismillah", "Allah-u ekber", "Elhamdülillah", elinde nefsi âlâ, başı secdede aklı ateşte ne abdest paklar ne cemaat. Ruhu şeytana kiralık, aklı yok fikri var hesabı sapkınlıkta saplanıp kalmış, fakirin ekmeğinde, [...]