Kimim ben?

Merak edenler ve yüzüme cesareti olmayıp arkamdan kelime türetenlere, takdir edip nezaketen sormaktan çekinenlere ithafen;


Yunus Emre’nin dediği gibi, “Bir avuç toprak biraz da suyum ben, neyimle övüneyim işte buyum ben.” misali sadece insan kalmaya çalışan, değerilerine sahip çıkmak için mücadele eden, hak aşığı sıradan bir kulum ben.

Kimse beni boşu boşuna bir etiketle yaftalayıp, bir kalıbın içine sokmaya çalışmasın.

Hiçbir partiye üye değilim.
Zira hiçbiri beni temsil etmemekte, çoğunluğu sığ ve bencil politikalarla toplumsal çıkarları değil, nefis aşkıyla benlik aşkına düşüp, mevki makam takıntısında faydadan çok zarar vermektedir millete.

Benim yolum hak yoludur.
Ancak hak diye, din diye, inanç diye millete dayatılan ve empoze edilen cehaleti ve hurafeti savunan diyanet işleri ya da buna benzer kurumlar ile tarikatlar değil, bizzat Kuran’ı Kerim’den okuduğum Mekke ve Medine’de kendi gözlerimle gördüğüm, Allah’ın verdiği aklımla ölçüp tarttığım ve yine onun verdiği vicdanımla yüreğimle kendime kattığım hak ve adalet muhakememdir, benim hak yolum.
Yunus Emrelerden, Hallaç-ı Mansurlardan, Mevlanalardan, Şemslerden okuyup bildiğim, gönülden sevdiğim insan olma sanatıdır, hak benim için.

Benim yolum adalet, benim yolum eşitlik yoludur.
Benim yolum tavaf yoludur.
Hiçkimseye boyun eğmem, hiçkimseden korkmam ve hiçkimseye tamah etmem.
Rızkı veren Allah’tır. Kula kaptırmam kendimi!

Ben, ne dinini ne dilini ne milletini ayırt etmeksizin tüm ülkesine ve insanına aşık, yaratandan ötürü yaratılanı sevme prensibiyle tüm dünyaya sevgiyle bakan, geçmişe takılmayan, atalarının faturasını günümüze kesmeyen, Mustafa Kemal Atatürk hayranı, Muhammed Mustafa sevdalısı, eğitime, ilime, bilime, kadın erkek ayrımcılığına değil, doğaya ve bütünlüğe inanan, hayvanları çok seven, hayalperest ve de çocuk ruhumu öldürmemek için kalabalıklardan uzak duran, nankörlük ve riyakarlığa, fesatlık ve hasetliğe, liyakatsizlik ve cehalete tahammül edemeyen biriyim!

Biraz sert biraz yumuşaktır huyum. Sokaktaki kediye ağlarım, hak yiyen nanköre bir fiske acımaz ruhum!

Namus insanların cinsiyetinde ve de cinselliğinde değildir.
Namus her şeyden önce insanın ekmek parasını kazanma şeklinde, sözünün özü ile eyleminin özünün tutarlılığındaki orandadır. Özgürlüklere saygım sonsuzdur, ancak özgürlük adı altında yozlaşma ve laçkalaşmaya, insan ruhuna ve toplumların huzuruna gölge düşürecek hiçbir tutuma tahammülüm yoktur.

Aşırıcılığı hiç sevmem. Aşırıcılıkta insana zarar veren bir saplantı hali mevcuttur. İnsan saplantılı oldu mu tarafsızlıktan ve vicdan aynasından yoksundur. Hayatın gizemi ve tüm sorunların cevabının sevgide olduğuna inanırım. Kimse bu dünyaya nedensiz gelmemiştir. Kimisi bulur kimisi bulamaz ancak bulan ile bulamayan kesinlikle aynı olamaz. Sürekli ararım. Farklı insanları, farklı meziyetleri, farklı hikayeleri, farklılık insana zenginlik, aynılık insana fakirlik katar buna yürekten inanırım.


Şeref ve itibar en kutsal meziyettir.
Nefis ve ego kör bir illettir.
Nitelik ve farkındalık insanlığa nimettir.
Makam ve güç kendini bilmeyene eziyettir.

Bu eziyete nail olanlar ise toplum için bir külfettir.

Takdir edip nezaketen soramayanlar haricinde, beni merak eden kimi dedikoducu ve uymaca akıllı insanlara ufak bir tavsiye; önyargılar ve peşin hükümler size sadece zarar veren ve yine size geri dönecek olan, ektiğini biçme hakikatıyla bizzat ekene zarar verecek olan kötü bir maliyettir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s