Sözde kutlama özde yaşa..


Ayağında derin bir kesik…

Aklında en son sarıldığı an minik yavrusuna.
Burnunda halen kokusu. Süt gibi.
Ne garip değil mi?
Bir hayatın başı ile bir hayatın sonunun hayallerde kesiştiği o an.

Ve gözleri yaşaramayacak kadar canı çekilmiş bir beden ile yürürken kanlı topraklarda, ötesinde gözünün önünde tek tek ölen yol arkadaşları, kaderdaşları.

Oysaki bir kaç zaman önce, kim hangi şehirden gelmiş, “Kürt mü, Türk mü?” sual etmeden kardeş olduklarıyla birlikte bölüp yerlerken aynı ekmekten lokmalarını, savaş ardı kurdukları hayaller ne kadar da taze ve yakındı!
Şimdi ise sadece olmuştu geçmiş bir anı.

Bir kaç adım ve bir kaç adım daha…
Ötede memleketin geleceğinin çıkış kapısı.
Solukları ciğerinden değil, inançlı yüreğinden kaynaklı.
Biliyor…hiç görmeyecek hayalini kurdukları memleketin geleceğini ve sürmeyecek sefasını.

Görmeyeceği bir gelecek için ölüme gidiyor.
Tek bildiği sayılı nefesi ve dostlarının yanına düşeceği imanlı toprak kokusu.

Ha gayret bir adım daha.
Bir kurşun bir kurşun.
Bir düşman bir düşman.

Her şey bitse bile, Allah var, gam yok, keder yok.
İnanç var, umut var ve bir de Mustafa Kemal.

Biliyor, kanının damladığı bu topraklarda nice güzellikler yeşerecek.
Kendisi görmeyecek ama biliyor.
Özgürlük için, hürriyet için bedel ödenecek.

Ödemeye yürüyor.

Babasıyla köyde yürüdüğü gibi.
Büyük bir özgüven ve görev aşkıyla.
Ayağı ayağa benzemiyor artık.
Ama o, yine de yürüyor.

Acısı çok derin, öyle ki hissetmiyor artık ayağını.
Zaten ihtiyacı olmayacak bundan sonra.

Ha gayret bir adım daha.

Annesi ne de güzel yapardı çorbayı.
Keşke bir kase daha olsa da içse.

“Anne, dönemeyeceğim affet. Ama benim için bir kase çorba bırak masaya. İnsanların iyiliği için kendini feda edenlerin mertebesi yüksek olurmuş. Belki gelirim içmeye. Sen bana da bir kase bırak ne olur, içemesem de kokusu yeter.”

Son bir adım ve ötesi yok.
Geçti bütün ağrıları.
Koşuyor diyar diyar.
Ne de güzel her yer.
Ötede bir masa, masada bir kase, içinde en sevdiği çorba.

İnsan seslerinin insanlıktan çıktığı meydanda keskin bakışlı, engin görüşlü lider, duruyor bir an.
Yerde yatan askerine bakıyor.
Geleceğini görmeyeceği bir memleket için geleceğini toprağa veren askerine…
Eğiliyor üzerine kapamak için gözlerini.
Gülümsüyor asker.
Bedeni orada, ruhu çoktan gitmiş çocuk, gülümsüyor!

O zaman anlıyor komutan;
zafer bizimdir,
memleket bizimdir,
özgürlük bizimdir,
gelecek bizimdir.

Şimdi ise yemekte konuşurken, öldüğünde gülen askerin hatırasına dalan Mustafa Kemal, haykırıyor tek tek dünyayı değiştirecek kelimeleri;

“Efendiler, yarın Cumhuriyet’i ilan edeceğiz.”

Ve silinip gidiyor yıllar bir bir…
Nankörleşiyor kimi insan evlatları.
Dilsiz şeytanı oynuyorlar en çok da.
Bencilliğin doruğunu yaşayan bir nesil yetişiyor, kim kime dum duma…
“Bir benle mi olur ki”lere dönüyor, bir kurşun bir kurşun, bir düşman bir düşman diyen askerin mücadelesi zamanla.
Kumda gezen koca koca adamlar görüyor memleket, kalıbına baksan babayiğit, aslına bakınca karakteri ezik.
Lafıyla gemisini yürütenlerin diyarına dönüyor memleket, kopan ayağıyla bedenini toprağa bırakanların diyarından.

Ölen askerin kanının karıştığı topraklar, öldürenlerin keyfettiği yer oluyor.
Neslin vurdumduymazlığı ateş yakıyor tüm varlığını vatana adayanların ruhunda.
Yüz yüze, ulu orta savaşanların mertliği yerini, arkadan vuran, açgözlü ve doyumsuz namertlerin klavye başı, mevki, makam, para telaşı oyunlarına bırakıyor.

Destanların diyarında mertlerin savaşı boyut atlıyor.
Kalemle değil karalamayla, gerçekte değil algıda dönüyor tüm dolaplar.
Klavyecilik konuşuyor bu zamanda.
Kimisinde o bile yok.
Ölüden daha çok ölü!
Ses veriyor arada, kutlamada, sofrada, baloda, fotoğrafta.
Sonra devam ediyor bireysel çıkarlarını toplumsal çıkarların üstünde tutarak yaşayıp, tersi gibi tiyatro yapmaya.

Bir iki satırla sıkıştırılmış temenniler ve yürekte can bulmamış dilekler ile çalakalem bir kaç kelime iliştirmek sosyal medya hesaplarına, kolay geliyor!

Sözde kutlayıp, özde yaşamayanların sahteliğinde kaybolup gidiyor değerler.

Bir uğruna mücadele edenler ile bir de susanlar kalıyor geriye.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s