Köşe Yazılarım

Kurumsallaşmak karakter bütünlüğü ister

Kurumsallaşmak doğrudan patronun karakteri ile ilgilidir. Eğer bir şirket kurumsal ise orada özdeğeri yüksek bir lider, eğer bir şirket kurumsal değilse orada özdeğeri düşük bir patron vardır. Kurumsallaşmak sadece profesyonelleşmek değildir çünkü.Aynı zamanda kültürlenmek, çağdaşlaşmak, inovatif bir bakış açısıyla evrensel düşünebilecek bir boyutta "çok yönlü olmak" demektir. Çok yönlü olmak ise kendini bilen, güçlü ve [...]

Seni sevmiyorum

"Bu yazı, aşkı tek bir güne sığdırıp, varlıkla sevgiyi ölçen, yoklukla terkeden, iyi gün kötü gün ayrımı yapan ve "elalem' için aşk tiyatrosu oynayan çiftlere gelsin. Gerçek aşıklara selam olsun. Unutmayınız; aşkın varlığını, onu yaşayacak yüreği olmayanlar inkar eder." Seni sevmiyorum. Bencil bir varoluşla sadece kendimi düşünerek hareket ettiğim için seni sevmiyorum. Her şeyden önce [...]

E yeter bu kadarı!

Her şeyi kirlettiniz! Siyaset yapalım derken milleti tükettiniz.Hizmet edelim derken olandan ettiniz.Unvan peşine düşerken itibardan kaybettiniz.İktidarıyla muhalefetiyle kötü bir evliliğin psikolojisi bozulan çocukları gibiyiz... Sabrımızı tükettiniz! Katılaşmış ve kalıplaşmış bir düşünce sistemi içinde süregelen durumlarla, aynı suretler ve aynı oyunlarla farklı sonuçlar vaad ederek milleti perişan ettiniz. Liyakat liyakat diye çığırtkanlık yapanlar da dahil olmak [...]

Elektriğimiz tutmuyor ama bizde mazoşistlik var!

Yok tutmuyor! Basınıyla da yönetimiyle de, patronlarıyla da siyasileriyle de... Tutmuyor elektriğimiz! Evler de ısınmıyor, sınavlar da kaldı zaten, öğrenci olup öğrensek ne ki, öğrenmeden öğretenlerin kurallarına tabii tutulduktan ve liyakatsizlere hizmet edip, harcanacak emir eri olduktan, girişimciliğimiz baltalandıktan, hayallerimiz hor görüldükten, fırsat eşitliği sağlanmadıktan sonra! Nusret gibi eti sallaya sallaya, altına bandıra bandıra kapı [...]

Bir GAL Efsanesi, “Bahri Baba”

Siyah bir çanta... Cansız bir nesne olmasının aksine epeyce canlı bir his çağrıştıran, siyah basit bir evrak çantası, o gün için rastgele seçilmiş bir başka öğrencinin ellerinde girdi koridora... Koridor, sesleri de kendileri gibi rengarek ve kıvrak zekaları ile neyi ne etsem pususunda bekleyen birbirinden cin öğrencilerle dolu. Gürültü çok.Şenlik misali, her türlü deney var.Atlayan, [...]

Bir dilek tuttum…

Bir dilek tuttum. Belki de ilk kez hep birlikte olmanın bu denli hissedildiği zamanlarda tuttum bu dileği. Sardım sarmaladım özenle.Gözümden sakındım belki de...Ve sakladım karanlıklardan gizlice! Fısıldadım gökyüzüne."Elveda" demeden,Giden tüm sevdiklerimize...Anılarını aldım sakladım yüreğimin eşsiz bir köşesinde.Ve yeni gelen tüm sevdiklerimize..."Merhaba" demeden sadece,Kucakladım tüm içten niyetimle.En safından insanlık diledim yeryüzüne.Belki biraz da hüzünlendim en garip [...]

Benim adım Antep değil, Gaziantep!

Benim adım Antep değil, Gaziantep! Ey beni benden öte bilmeyen yabancı!Sen misin bu topraklara hain bir pusuyla göz koymuş olan.Yok öyle ciğerini dökmeden kötü niyetinin, içine girmek benim yağız memleketimin.Toprağına ant içmişiz biz ezelden!Damarlarımızda ağır mertlik var başı arşa değen, bilmezsin sen! Ey beni benden öte görmeyen yabancı!Sen misin bizi vatan toprağına belediğimiz yüreğimizden vuracak [...]